–14–

1860

Amerikalılarla iş yapan bâzı Ermeni işadamları,ABD vatandaşlığına geçmeye ve Amerika’ya göç etmeye başladılar.

13 Eylül 1860

*İngiltere Dış İşleri Bakanı Lord J.Russel, ‘’Paris Antlaşması,Osmanlı Hırıstiyanları üzerinde bir tek devletin(Rusya’nın) koruyuculuğu yerine beş devletin ortak koruyuculuğunu (collective protectorate) getirmeyi ön görmüştür’’ dedi.(Buradaki beş devlet Avusturya,Fransa,İngiltere,Prusya ve Sardunya idi.)

1860 – 1870

Anadolu’daki İngiliz konsolosları,Paris Barış Antlaşması’ndan sonra,Osmanlı Ermenileri’nin,Avrupa Büyük Devletleri’nin koruyuculuğundan yararlandıklarını,dengelerin Müslüman-Türkler aleyhine bozulduğunu,böyle olduğu halde Hıristiyanlar arasındaki hoşnudsuzluğun kasıtlı olarak körüklendiğini tesbit ettiler.

*

–13–

1859

*Islahat Fermânı’nın ardından Amerikan misyonerleri,Ermeniler arasında eğitim seferberliği başlattılar ve fermanın yayınlanmasından üç yıl sonra(1859’da) Harput’ta Amerikan misyoner koleji açıldı.’’Fırat(Yeprad) Koleji’’ adını taşıyan bu kolej 1880’de genişletilerek laik eğitime de ağırlık vermeye başladı.O târihte Harput Ovası’nda Amerikan misyonerlerinin 62 küçük merkezi(istasyon) ve 21 kilisesi vardı.Harput’taki ‘’Fırat Koleji’’ gibi,Merzifon’da ‘’Anadolu koleji’’,Antep’te ‘’Merkezî Türkiye Koleji’’,Üsküdar’da ‘’Amerikan Koleji’’ ve Rumeli’de ‘’Samkov Koleji’’ açıldı.

Daha sonra bunlara Mersin’de ‘’Tarsus Koleji’’,Kayseri’de ‘’Talas Koleji’’ de eklendi.Bu yüksek kolejlerin yanı sıra misyonerlerin ‘’high school’’ dedikleri orta dereceli okulları da vardı.1890’da bu okulların sayısı 80 kadardı ve bunların 16’sı kız okuluydu.

*Tarsus’da Amerikan misyoner merkezi açıldı.

-12-

1853 – 1856

Kırım Savaşı: Rusya,Osmanlı Hıristiyanları ve özellikle Hıristiyanların Kudüs’deki kutsal yerleri (Makamat-ı Mukaddese) yüzünden Osmanlı Devleti’ne savaş açtı.Bu savaşta Fransa,İngiltere ve Sardinya,Osmanlı Devleti’nin yanında yer aldılar ve Avusturya,Prusya ile birlikte barış görüşmelerine katıldılar.Türkiye Ermenileri’nden bâzıları da bu savaşta Ruslar’a yardım ettiler.

28 Şubat 1856

Rusya ile yapılacak barış antlaşması öncesinde Islahat Fermanı yayınlandı.Sultan Abdülmecid;Müslüman,Hıristiyan ve Mûsevî teb’ası arasında zâten ırk ve din ayrımı gözetmediğini tekrar vurgulayıp,ilân etti.

30 Mart 1856

Kırım Savaşı’na son veren Barış Antlaşması Paris’de imzâlandı.

Osmanlı Devleti,Rusya,Avusturya,Fransa,İngiltere,Prusya ve Sardinya tarafından imzalanan bu antlaşmaya Islahat Fermânı ile ilgili bir madde kondu(9.Madde).Pâdişah fermânı,devletin bir iç işi olduğu halde uluslararası bir antlaşmada fermana yer verilmesi,hesapça,Rusya’nın Osmanlı iç işlerine karışmasını önlemek amacını gütmüştü.Fakat Batılı devletler,bunu tam tersi biçimde yorumladılar.Bu madde Rus müdâhalelerinin önünü kesmek şöyle dursun,bütün Büyük Devletler’in müdâhalelerinin önünü açtı.

Paris Antlaşması’nın 9.maddesine dayanan Batılı Büyük Devletler de Rusya gibi Osmanlı Hıristiyanları’nın ‘’koruyuculuğu’’ rolünü üstlenmeye ve Osmanlı Devleti’nin içişlerine karışmağa başladılar.İngiltere,’’Küçük Kaynarca Antlaşması’ndan Paris Antlaşması’na kadar (1774 – 1856)Rusya,Osmanlı Hıristiyanları üzerinde yalnız  ‘Rus protektorası’ vardı,artık ‘kolektif protektora’ dönemi başladı’’ diyordu.

Osmanlı yöneticilerinin işi,daha da zorlaştı.Osmanlı Pâdişahı’nın teb’ası olan bâzı Ermeniler bu defa kendilerini Batılı Büyük Devletler’in de teb’ası gibi görmeye yöneldiler.

–11–

Yıl:1852

Merzifon’da,Adana’da-Ceyhan’da Amerikan misyoner merkezleri açıldı.

Yıl:1853

Diyarbakır’da Amerikan misyoner merkezi açıldı.

Yıl:1854

Talas ve Maraş’da Amerikan misyoner merkezi açıldı.

Yıl:1855

*Harput’da Amerikan misyoner merkezi açıldı.

*Misyoner râhip George W.Dunmore,1851 – 1855 yıllarında Diyarbakır’da görev yaptıktan sonra Harput’a geçti ve ‘’Harput ovası,Türkiye’de gördüğüm en zengin ve misyoner çalışmaları için en elverişli ve umut vaad eden ovadır’’  diye rapor verdi ve burada ilk Amerikan misyoner merkezini(istasyon) kurdu.Islahat Fermanı’nın ardından Türkiye genelinde olduğu gibi Harput yöresinde de misyoner ‘’istasyon’’larının sayısı hızla arttı.Harput’un 66 köyünden 62’sinde birer Protestan misyoner istasyonu açıldı.

 –10–

SİVAS’DA MİSYONER OKULU AÇILDI

22 Nisan 1850

İngiltere Büyükelçiliği,Osmanlı Hâriciye Nezâreti’ne bir nota vererek Osmanlı Protestan teb’aya imtiyaz tanıdığına dâir bir ferman verilmesini istedi.

YIL:1851

*Sivas’da Amerikan misyoner merkezi açıldı.

*Boston’daki Amerikan misyoner örgütü,dikkatini Doğu Anadolu’ya çevirerek râhip George W.Dunmore’u eşiyle birlikte inceleme yapıp rapor vermek üzere bu bölgeye gönderdi.

***

–9–

ANTEP’DE AMERİKAN MİSYONER OKULU AÇILDI

Yıl:1848

Osmanlı Hükûmeti,Türkiye’deki Protestanları ayrı bir cemaat olarak resmen tanıdı.Amerikan Protestan misyonerleri en çok Ermeniler arasında başarılı olmuş,birçok Ermeniyi Protestan mezhebine çekmişlerdi.Öteki Osmanlı Hıristiyanları,Mûsevîler ve Müslümanlar ise din ve mezhep değiştirmeye,Protestan olmaya yanaşmamışlardı.Protestanlığa geçenler hemen hemen Ermenilerdi.

Yüzyılın sonunda Türkiye’deki Protestan Ermenilerin sayısı 60.000’e ulaşmıştır.Bu çiçeği burnunda Protestan cemaati üzerine,yalnız misyonerler değil,fakat aynı zamanda İngiltere ve Amerika Hükûmetleri koruyucu(!) kanatlarını gerdiler.

*Antep’de Amerikan misyoner okulu açıldı.

***

–8–

”AMERİKAN SITMASI”

Yıl:1840

Harput’un beş köyünde Amerikan ve Fransız okulları açıldı.Bunlar,Hüseynik,Sürsürü,Hulvenik,Bizişah,Kurulu köyleriydi.

Misyonerler,Türkiye’den ABD’ye Ermeni öğrenciler göndermeye başladılar. İlk  gönderilenler papaz olarak yetiştirilmek üzere Amerikan teoloji okullarına ve yüksekokullara yerleştirildi.Daha sonra lâik eğitim için de Ermeni gençleri Amerika’ya gönderi,ldi.Bu gençlerin bir bölümü öğrenimlerini tamamlayıp Türkiye’ye döndü,bir kısmı göçmen olarak Amerika’da kaldı,ABD vatandaşlığına geçti.Bunlar,ABD’de Ermeni göçmenlerinin önderleri oldu,Ermeni kolonisinin çekirdeğini oluşturdu.İleriki yıllarda,Amerikalılarla iş tutan küçük Ermeni tüccarları,onların ardından 1890’lara doğru küçük esnaf,zanaatkâr ve köylü Ermeniler de dalga dalga Amerika’ya göç etti.Ermeni gençleri önce bekâr olarak gitti,ardından evlenmek üzere kızlar Amerika’ya gönderildi.1900 yılı başlarında Türkiye Ermenileri bir çeşit ‘’Amerikan sıtmasına’’ tutulmuşlardı;göçler çorap söküğü gibi artmaya başlayınca,Osmanlı yönetimi,bâzı yörelerde nüfus azalmasın diye göçleri kısıtlayan tedbirler aldı.ABD yönetimi de sağlık bakımından göçmenleri sıkı kontrolden geçiriyor ve Doğu Anadolu’da  epeyce yaygın olan Trahoma hastalığı Ermeni göçünü güçleştiriyordu.

Bu güçlükler karşısında insan kaçakçılığı yapan Ermeni simsarlar türedi ve Amerika’ya kaçak olarak da göçmen gönderildi.1890-1900 yılları arasında 12.000 kadar Ermeni Amerika’ya göç etti.1901’den sonra bu göçler daha da hızlandı.1908’de 3.300,1910’da 5.500 ve 1913’de 9.355 Ermeni Türkiye’den Amerika’ya göç etti.ABD’deki Ermeni kolonisinin nüfusu 50.000’i aştı.

Kısacası,Türkiye’den Amerika’ya Ermeni göçü –Amerikan misyonerlerinin ve Türkiye ile iş yapan Amerikalı tüccarların da etkisiyle- 1915 Tehcir olayından 75 yıl önce başlamış ve 19.yüzyılın bütün ikinci yarısı boyunca ve ondan sonra da devam etmiştir.Ermeni göçmenler,Türkiye’den ABD’ye halı,kilim götürürken berâberinde Türk düşmanlığını da götürdüler ve orada yaydılar.

***

–7–

21 Kasım 1774
Osmanlı Devleti ile Rusya arasında Küçük Kaynarca Antlaşması imzalandı.Bu antlaşmayla Osmanlıo Devleti,Osmanlı Hıristiyanlarının dinlerini ve kiliselerini koruyacağını Rusya’ya taahhüt etti.Antlaşmanın yedinci maddesi Rusya’yı,Türkiye’deki Hıristiyanların koruyucusu durumuna getirdi.Rusya ayrıca,Beyoğlu’nda bir Ortodoks kilisesi yapma,eski bir kiliseyi onarma ve bunları kullanma hakkı da elde etti.Rus Çarlığı,Osmanlı Devleti’nin iç işlerine karışmağa başladı.Bâzı Hıristiyan gruplar ve bu arada Ermeniler de zamanla kendilerini Rus Çarı’nın teb’ası gibi görür oldular ve Osmanlı-Rus savaşlarında Ruslara hizmet ettiler.Rusya’nın Ermenileri kendi tarafına çekmesi,Avrupa’nın diğer devletlerini ve bilhassa İngiltere’yi kıskandırdı. Bu kıskançlıkla harekete geçip,Osmanlı Hıristiyanlarına el attılar.Kırım Savaşı sonunda karşılarına çıkan fırsatı kullanıp,1856 Paris Barış Antlaşması ile emellerine ulaşmış oldular.
Amerika ise başka bir yol seçti;Önce misyonerleri ve tüccarları aracılığı ile Osmanlı ülkesine girdi ve Ermenilere el attılar.11810’da Boston’da kurulan dışa dönük Amerikan misyoner örgütü American Board of Commissioners for Foreign Missions
1819’da Türkiye’yi de programına aldı.Ardından 1830’da da Osmanlı Devleti ile ABD arasında bir ticaret antlaşması yapılacak ve Osmanlı toprakları hem Amerikalı tüccarlara hem de Protestan misyonerlere açılacaktı.

*

–6–

14 Ocak 1820
Amerikan misyoner örgütü American Board tarafından Türkiye’ye gönderilen Levi Parsons ve Pliny Fisk adlarındaki ilk Protestan misyonerler İzmir’e (1819)çıktı.Parsons,İzmir’e çıktıktan az sonra,’’Tanrının yardımıyla,bu kudretli günah imparatorluğunu tamamen yıkacak bir sistem kurmaya’’ and içtiğini yazdı.(…to see a system in operation which,with the divine blessing,shall completely demolish this mighty empire of sin.)Parsons,düşündüklerini yapmaya vakit bulamadı,İzmir’a çıktıktan iki yıl sonra genç yaşta öldü.Ama öteki genç ve hırslı Amerikan misyonerleri onu yücelttiler;ona övgüler,şiirler düzdüler ve onun yolunda yürümeye çalıştılar.Ve Türkiye’ye gelen Amerikan misyonerleri en fazla Ermeniler arasında etkili oldular.

*

–5–

1820-1839

Amerikan misyonerleri,1820’den 1839’a kadar İstanbul,İzmir,Adapazarı,Bursa,Trabzon,Erzurum,Yozgat,Rumeli’de Samakov ve Beyrut gibi yörelerde faaliyetlerini geliştirdiler.

*

–4–

 Mayıs 1830

Osmanlı İmparatorluğu ile ABD arasında Ticaret ve Seyrisefâin Antlaşması imzâlandı.Antlaşma ile ABD’ye ‘’en çok kayırılan ülke’’(en ziyâde müsâadeye mazhar devlet) status tanındı.Yani Amerikalılara kapitülasyonlardan âzamî ölçüde yararlanma hakkı tanındı.Aynı zamanda Amerikan tüccarına Türkiye’de imtiyazlı ‘’simsarlar’’(brokers) kullanma hakkı da bahşedildi.Bu haktan en fazla yararlananlar Rumlar ve Ermeniler oldu.Rumlar,kıyı bölgelerinde,Ermeniler ise içerilerde etkili oldular.Meselâ İzmir Limanı’na boşaltılan Amerikan malını Harput’a ulaştıran upuzun zincir Ermenilerin tekeline geçti.Ve Ermeni simsarlar Amerikalı tüccarların kanatları altında palazlandılar ve kendilerini ‘’Doğulu Yankeeler’’ olarak görmeğe başladılar.Bu yeni yetme Osmanlı Ermeni tüccarlarının bir ayağı artık Atlantik ötesindeydi.

*

–3–

1831

Türkiye’de ilk resmî Protestan misyoner merkezi,Amerikalı misyoner William Godell tarafından İstanbul’da kuruldu.Godell’in ilk yaptığı işlerden biri İncil’in Ermeni harfleriyle Türkçe olarak basılmasını sağlamak ve Ermeniler arasında çalışmaları yoğunlaştırmak oldu.Türkiye Ermenileri,evlerinde de kiliselerinde de Türkçe konuşuyorlar,fakat Arap harflerini okumakta zorlanıyorlardı.Onun için Ermenilere dönük İncil kitapları,Ermeni harfleriyle Türkçe olarak basıldı.Osmanlı ülkesinde unutulmaya yüz tutmuş Ermeniceyi dirilten,Ermenilere Ermenice öğreten,Ermenice gramer ve sözlük kitaplarını yazanlar misyonerler oldu.

***

–2–

1833

İzmir’de ilk Amerikan misyoner matbaası açıldı.

*

–1–

1834

Amerikan misyonerleri,Türkiye Ermenileri arasında eğitim hareketi başlattı ve İstanbul’un Beyoğlu semtinde ilk misyoner okulu açıldı.

***