Tarihî olayları gerçek yönleriyle ortaya çıkarmak, öğrenmek ve

aydınlatmak için uygulanan yöntemlerden birisi de tanıkların şahitliğine

başvurmaktır. Doğal olarak olayın birinci derecede görgü tanıklarının ifadeleri

çok önemlidir.

Birinci Dünya Savaşı’nda, Doğu Cephesi’nde meydana gelen olayların

aydınlatılmasında kullanılan başvuru kaynakları da arşiv belgeleridir. Bu

cephedeki Ermeni kaynaklı olayların gerçek yönünün ortaya konmasında,

birinci derecede tanıkların şahitliklerinin önemi inkâr edilemez. Gnkur. ATASE

Başkanlığınca yayımlanan “Arşiv Belgeleriyle Ermeni Faaliyetleri 1914-1918”

adlı belge yayında tanıkların gözlemlerini aktaran belgeler yer almıştır.

Doğu Cephesi’nde meydana gelen olayların birinci derecede

tanıklarından birisi de Erzurum 2 nci Ermeni-Rus Kale Topçu Alay Komutanı

Yarbay Tverdohlebof’tur. 1917 yılı sonlarında ve 1918 yılının ilk aylarında

Erzurum ve Erzincan’daki Ermeni terörüne bizzat tanık olan Rus Yarbay

Tverdohlebof’un gördüklerini ve yaşadıklarını aktardığı belgeler de tarihe

tanıklık etmek üzere bu kitapta yayımlanmaktadır.

Yarbay Tverdohlebof’un Gnkur. ATASE Başkanlığı Arşivinde mevcut

olan orijinal Rusça el yazılı belgelerin aslı ile Türkçe, İngilizce, Fransızca

çevirileri bir arada kitap olarak kamuoyunun ve bilim dünyasının istifadesine

sunulurken, Ermeni terörünün ulaştığı boyutlar tüm çıplaklığı ile gözler önüne

serilmektedir.

Ermeni vahşetinin ulaştığı boyutlar, Türklere karşı savaşan ve

Ermenilerle iş birliği içinde bulunan Rus yarbayı bile çileden çıkarmaya

yetmiştir. Yarbay Tverdohlebof, tüm çabalarına rağmen Ermeni vahşetini

önleyemediğini, üzüntü ile günlüğüne not düşmüştür.

Şimdi soruyoruz, Ermeni soykırımından bahsedenler, bu belgelere ne

diyeceksiniz?

*

3

Rus devrimi başlangıcından 12 Mart 1918 tarihinde Erzurum’un

Türk birlikleri tarafından alınmasına kadar geçen sürede Ermenilerin

Erzurum şehri ve civarındaki yerleşim birimlerinde yaşayan Türklerle

ilişkileri hakkındaki notlar.

Bu notlar “2 nci Erzurum Kale Topçu Alayındaki durumun

notlarına” ilavedir. Ayrıca bireysel doküman olarak da hizmet verecek

şekilde hazırlanmıştır.

4

Avrupa ve Rusya kamuoyunca da bilinen, şu anda devam eden

savaşa kadarki eski Türk-Ermeni düşmanlığı meselesi, muhtemelen

şimdiki göründüğü yerden çok farklı bir yerdedir.

Ermenilerin Türklere karşı nefretleri eskiden beri bilinmektedir.

Ermeniler daima kendilerinin mazlum ve ezilen bir millet olduklarını

iddia etmişlerdir. Her zaman kendilerini hiç suçları yokken sürgün

edilmiş, dinleri ve kültürlerinden dolayı ağır işkencelere maruz kalmış

bir millet olarak sunmayı başarmışlardır.

Ermenilerle aynı ortamlarda birlikte yaşamış ve ilişki kurmuş

olan Ruslar, onların medeniyet seviyeleri ve yetenekleri hakkında

tamamen farklı düşüncelere sahiptirler. Ermenileri oldukça yeteneksiz,

asalak, açgözlü, ancak başka bir milletin sırtından geçinebilen bir

millet saymak mümkündür. Sıradan Rus halkının yargısı daha basittir.

Rus askerlerinden pek çok kez şu cümleyi işitmişimdir. – “Ermeniler iyi

insanlar, Türkler bunları biraz kesmişler, ama iyi kesememişler;

topunu kesmeleri lazımmış.”

Rus askeri birliklerindeki Ermeni askerler, en aşağılık, en adi

sınıftan sayılmışlardır. Bunlar, her zaman geri hizmetlerde görev

yapmak için gayret göstermişler, cepheden kaçınmışlardır. Ermeni

5

askerler arasında, savaşın başlarında yaygın şekildeki kitlesel firar ve

savaştan kaçmak için çok fazla miktarda kendi kendini yaralama

olayları bu düşünceyi doğrulamaya yeterlidir.

Türk birlikleri Erzurum’a girinceye kadar geçen son iki ayda

gördüklerim ve duydukların Ermenilerle ilgili her türlü tahmin ve

tasavvur sınırlarını fazlasıyla aşmıştır.

Erzurum’un 1916 yılında Rus birlikleri tarafından alınmasından

sonra Ermenilerin ve askeri bir birlikte bulunmayan Ermenilerin, şehre

ve civarına girmelerine müsaade edilmemiştir. Düşünülerek yapılan bu

düzenleme, Erzurum’un, 1 nci Kolordu Komutanı General Kalkin’in emirkomutasında

bulunduğu süre zarfında uygulanmıştır.

İhtilalden sonra tüm engeller kalkınca, Ermeniler, Erzurum ve

çevresine geniş dalgalar hâlinde saldırmışlardır.